Son zamanlarda tv de bir dizi furyasıdır devam ediyor.
Bizlerde uyuşuk bir şekilde önümüze ne gelirse kayıtsız izliyoruz.
İyi kötü ayırt etmiyoruz.
Tanıtım fragmanlarında yine:
-…… dizisi bu hafta nefesinize kesecek bir bölümle… günü … kanaldaaaa..
Diğer dizilerin reklamları da öyle hakeza.
Dikkat ederseniz seyrederken nefeslerimiz kesilmiş şekildeyiz, gerilmişiz.
Bazen bir farkediyorum kasmışım kolumu ayağımı..
Devamlı heyecen, devamlı gerginlik..
Nereye kadar dayanabiliriz bu gerginliğe?
Dini kanalları da izlerken aynı, diziler ve heyecan, gerginlik…
Panik atak olduk, çağın hastalığı..
Devamlı bir koşuşturmaca, bir yerlere yetişmek için acele etmeler.
Bence çağımızın hastalığında bu dizilerin, filmlerin, yarışmaların payı çok büyük.
Önceden tv ve bilgisayar bu kadar yaygın değilken ne yapıyorduk acaba?
Mesela ailece oturup sohbet ediyorduk.
Uzun kış gecelerinde kalabalık aileler vardı, soba yanarken başında toplanırdık.
Babaanne masallar anlatır çocuklar pür dikkat dinlerdik.
O masalları dinlerken heyecenlanmaz mıydık?
Tabii ki de heyecanlanırdık:)
Fakat bu masallar en az 13 gece sürmezdi .
Hemen o gece biterdi ve gökten düşen üç elmadan birini afiyetle yerken uykumuz gelirdi…
Ve kolay kolay da kimse strese girmezdi, panik atak olmazdı.
Allah cc. yardımcımız olsun.

